Haberler

image

Panama Deklarasyonu ve Türkiye İçin Önemi

17 Eylül 2026’da Panama’dan dünyaya güçlü bir mesaj verildi: Kooperatifçilik; barış, adalet, demokrasi, kapsayıcılık, dayanışma ve ortak refah için küresel bir güçtür.

Uluslararası Kooperatifler Birliği’nin (ICA) 2026 Küresel Kooperatif Konferansı sonunda kabul edilen “Köprüler Kurmak: Barışçıl Bir Dünya İçin Kooperatiflerin Katkıları” başlıklı Panama Deklarasyonu, kooperatifçiliğin geleceğe dair yol haritasını ortaya koydu.

Deklarasyonun Ana Mesajı

• Kooperatifçilik yalnızca ekonomik bir model değil, aynı zamanda demokrasi pratiğidir.

• Üyelerin söz hakkı, kadın ve gençlerin yönetime katılımı, dayanışma kültürü ve ortak değer üretimi ön plandadır.

• Barış kavramı; adalet, kapsayıcılık, dayanışma ve ortak refah ile birlikte ele alınmaktadır.

Türkiye Açısından Önemi

Panama Deklarasyonu, Türkiye kooperatifçilik hareketi için yeni fırsatlar ve sorumluluklar doğuruyor:

• Ekonomik eşitsizliklerin azaltılması ve küçük üreticilerin güçlendirilmesi

• Kadın ve gençlerin karar mekanizmalarına katılımı

• Kırsal kalkınma ve yerel toplulukların yaşatılması

• KOOPBİS verilerinin stratejik politika üretiminde kullanılması

• KOOP-DES desteklerinin uzun vadeli kapasiteye dönüşmesi

Türkiye’nin güçlü kooperatifçilik tarihi (ahilik, imece kültürü, tarımsal ve tüketim kooperatifleri, kadın kooperatifleri vb.) geleceğin ihtiyaçlarıyla buluşturulmalıdır.

Uluslararası Boyut

Türkiye kooperatifleri artık yalnızca ulusal ölçekte değil, küresel ölçekte düşünülmelidir.

• ICA ve BM kuruluşlarıyla ilişkilerin güçlendirilmesi

• İklim değişikliği, gıda güvenliği, enerji, dijitalleşme gibi küresel sorunlarda aktif rol alınması

• Türkiye’nin kooperatifçilik deneyimini dünyaya taşıması ve iyi uygulamaları ülkeye kazandırması

Sonuç

Panama Deklarasyonu, Türkiye için bir vizyon belgesi niteliğinde.

• Demokratik katılımı artırmak

• Dijital ve yeşil dönüşümü hızlandırmak

• Kooperatifler arası işbirliğini geliştirmek

• Uluslararası etkinliği güçlendirmek

Kooperatifçilik yalnızca ekonomiyi değil, toplumu da birlikte kurma iradesidir. Panama’dan Ankara’ya uzanan köprü, üretici ile tüketiciyi, kırsal ile kenti, geçmiş ile geleceği ve Türkiye ile dünyayı birbirine bağlayacaktır.

Artık kooperatifçiliğin önemini anlatmak değil; birlikte hareket ederek kooperatifçiliği Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasının güçlü aktörlerinden biri haline getirmektir.

Haber Görselleri

image
image
image