Haberler

image

İngiltere’nin Yeni Kooperatifçilik Programı ve Türkiye İçin Çıkarılabilecek Dersler

Programın Özeti

İngiltere Hükümeti, 25 Eylül 2026 tarihinde 10 milyon sterlinlik Kooperatif Geliştirme Programını açıkladı.

• Program, toplam 210 milyon sterlinlik High Street ve yerel merkezleri canlandırma paketinin bir parçasıdır.

• 125 milyon sterlin terk edilmiş binaların yeniden kullanılmasına,

• 65 milyon sterlin kapanma riski taşıyan işletmelerin topluluklarca kurtarılmasına,

• 20 milyon sterlin ise High Street RentalAuctions ve Kooperatif Geliştirme Programı arasında paylaştırılmıştır.

Burada dikkat çekici nokta, 10 milyon sterlinin doğrudan hibe olarak dağıtılmaması; yerel yönetimlerin yeni kooperatif işletmelerini desteklemesi için ayrılmasıdır.

Yaklaşımın Özelliği

Program, kooperatifçiliği yalnızca mevcut işletmeleri destekleyen bir politika alanı olmaktan çıkarıyor.

• Boş işyerlerinin ekonomiye kazandırılması

• Kapanma riski taşıyan işletmelerin topluluk mülkiyetine geçirilmesi

• İstihdamın korunması

• Ekonomik değerin yerelde tutulması

Bu yaklaşım, kooperatifleri yerel kalkınmanın aktif araçları olarak konumlandırıyor.

İngiltere’de Kooperatifçilik Verileri

• 2026 itibarıyla ülkede 8.005 kooperatif bulunuyor.

• Yıllık artış yalnızca %0,41.

• Yeni kooperatiflerin 5 yıllık hayatta kalma oranı %82,79.

Bu veriler, kooperatif modelinin dayanıklı olduğunu ancak sektörün büyüklüğünü artırmak için yeni politika araçlarına ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

Türkiye İçin Çıkarılabilecek Dersler

Türkiye’de kooperatifçilik, ekonomik ve sosyal kalkınmanın önemli araçlarından biridir.

• 2025–2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı; profesyonel yönetim, dijitalleşme, kadın ve gençlerin katılımı gibi alanlarda yol haritası sunmaktadır.

• KOOP-DES mevcut kooperatif projelerini destekleyen önemli bir araçtır.

İngiltere deneyimi, Türkiye için şu noktaları gündeme getiriyor:

• Kamu desteği yalnızca mevcut projelere değil, yerel sorunların çözümünde kooperatif modelinin kullanılmasına da yönlendirilebilir.

• Yerel yönetimler, kamu kurumları ve kooperatif üst kuruluşları birlikte bölgesel ihtiyaçları belirleyebilir.

• Kooperatifler yalnızca hibe alan işletmeler değil, yerel kalkınmanın aktif aktörleri haline getirilebilir.

Uygulama Alanları

Türkiye’de farklı kooperatif türleri bu yaklaşım kapsamında değerlendirilebilir:

• Tarımsal kooperatifler: Pazarlık gücü, ürün işleme, markalaşma, doğrudan pazarlama

• Tüketim kooperatifleri: Yerel tedarik ve örgütlenme

• Enerji kooperatifleri: Yenilenebilir enerji yatırımları

• Kadın ve gençlik kooperatifleri: İstihdam ve girişimcilik

• Konut kooperatifleri: Uygun maliyetli konut üretimi

• Hizmet kooperatifleri: Yerel hizmetlerin ortaklaşa sunulması

Sonuç

İngiltere örneği, Türkiye için doğrudan uygulanacak bir model değil; kooperatifçilik politikasının geleceğine dair yeni bir tartışma alanıdır. Türkiye’nin kooperatifleri, üretimden pazarlamaya, istihdamdan sosyal hizmetlere kadar daha geniş bir işlev üstlenebilir.

Asıl mesele, kooperatiflere yalnızca kaynak aktarmak değil; onları yerel ve ulusal kalkınmanın aktif ekonomik aktörleri haline getirecek politika ve kurumsal yapıyı geliştirmektir.

Haber Görselleri

image
image
image