Birleşmiş Milletler’in 2025 yılını Uluslararası Kooperatifler Yılı ilan etmesinin ardından, 2026’nın Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı (IYWF) olarak adlandırılması, küresel kooperatif hareketi tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Bu girişim, kadınların tarım-gıda sistemlerinde oynadığı temel ancak çoğu zaman görünmeyen rolleri görünür kılmayı, cinsiyet eşitsizliklerini azaltmayı ve dünya genelinde kadınların geçim kaynaklarını iyileştirmeye yönelik eylemleri teşvik etmeyi amaçlamaktadır. IYWF 2026, FAO tarafından başlatılmış olup, IFAD ve WFP ile iş birliği içinde yürütülmektedir. Küresel ölçekte kadınlar tarımsal iş gücünün yaklaşık %50’sini oluşturmasına rağmen; arazi, finansman ve teknolojiye erişimdeki sınırlılıklar nedeniyle %24’e varan verimlilik farklarıyla karşı karşıya kalmaktadır. FAO’ya göre bu farkların kapatılması, küresel GSYİH’ya yaklaşık 1 trilyon ABD doları katkı sağlayabilir ve 45 milyon insanın gıda güvensizliğini azaltabilir.
Bu çerçevede kooperatifler, kadın çiftçilerin ekonomik ve sosyal güçlenmesinde kritik bir araç olarak öne çıkmaktadır. Ancak burada belirleyici olan, yalnızca kadınların katılımı değil; kadın liderliğinde kooperatiflerin geliştirilmesi ve örgütlenme süreçlerinde cinsiyet eşitliğinin kurumsallaştırılmasıdır. Kadınların karar alma mekanizmalarında aktif rol alması, kooperatiflerin etkinliğini artırırken, daha kapsayıcı ve sürdürülebilir yapılar oluşturulmasına katkı sağlamaktadır. Kooperatif modeli, dünya genelinde bu dönüşümün somut örneklerini sunmaktadır. Ruanda’da kadınların öncülüğündeki kahve kooperatifleri ekonomik güçlenme ve topluluk gelişimini desteklerken; Mali’de kadın üretici kooperatifleri piyasa engellerinin kolektif hareketle aşılabileceğini göstermektedir. Fas’ta argan yağı etrafında örgütlenen kadın girişimleri geleneksel üretimi küresel değer zincirlerine taşımış, Paraguay’da ise yüksek kadın katılımına sahip kooperatifler kapsayıcı sahiplik modelleriyle öne çıkmıştır.
Kadınların güçlenmesi yalnızca üretimle sınırlı değildir. Kadın; ailenin gıda güvencesinin temel sağlayıcısı, çocukların beslenme ve eğitim süreçlerinin belirleyicisi, barış kültürüne katkı veren ve sağlıklı nesillerin yetişmesinde kilit aktördür. Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi, doğrudan çocukların eğitime erişimini artırmakta, beslenme kalitesini iyileştirmekte ve uzun vadede daha sağlıklı ve üretken toplumların oluşmasına katkı sağlamaktadır. Bu nedenle kadın liderliğinde kooperatifler, yalnızca ekonomik yapılar değil; aynı zamanda toplumsal refahın ve insan sermayesinin güçlendirilmesinde stratejik araçlardır. Bu dönüşüm, güçlü kurumsal iş birlikleriyle desteklenmektedir. Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA) ile FAO arasındaki uzun soluklu iş birliği, hem COPAC üyeliği hem de küresel ve bölgesel düzeyde imzalanan İyi Niyet Anlaşmaları (MoU) aracılığıyla sürdürülmektedir. Özellikle BM Aile Çiftçiliği On Yılı arifesinde imzalanan MoU, tarımsal kooperatiflerin gıda güvenliği ve beslenme açısından oynadığı rolü vurgulamış ve bu alanda iş birliğini derinleştirmiştir.
2024 yılında FAO’nun Latin Amerika ve Karayipler Bölgesel Ofisi ile ICA arasında imzalanan yeni anlaşma, kooperatif modelinin yaygınlaştırılması, mevzuat altyapısının güçlendirilmesi ve bölgesel iş birliklerinin artırılması açısından önemli bir adım olmuştur. Bu kapsamda, kooperatifler hakkında bilgi üretiminin artırılması, yenilikçi modellerin teşvik edilmesi ve bölgesel parlamentolar düzeyinde politika geliştirme süreçlerinin desteklenmesi hedeflenmektedir. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Sosyal Kalkınma Komisyonu’nun 64. oturumu kapsamında düzenlenen etkinliklerde, kooperatiflerin sosyal adalet ve kapsayıcı kalkınma açısından rolü bir kez daha vurgulanmıştır. FAO ve ICA’nın ortaklaşa düzenlediği yan etkinliklerde, özellikle kadınlar ve gençler gibi kırılgan grupların desteklenmesinde toplumsal adalet ve barışa hizmet eden kooperatiflerin kritik işlevi öne çıkarılmıştır. Dünya Gıda Forumu çerçevesinde geliştirilen girişimler de genç kooperatif üyelerini bir araya getirerek arazi, finans ve piyasa erişimi gibi temel engellerin aşılmasına katkı sağlamaktadır.
Bu küresel çerçeve Türkiye’de de somut karşılık bulmaktadır. FAO Türkiye Ofisi, kadın çiftçilerin ve kooperatiflerin kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütmekte; sürdürülebilir üretim, değer zinciri geliştirme, girişimcilik ve pazara erişim alanlarında teknik destek sağlamaktadır. Bu çalışmalar, özellikle kadın liderliğinde gelişen kooperatiflerin kurumsallaşmasını ve daha rekabetçi hale gelmesini desteklemektedir. Türk Kooperatifçilik hareketi için kadınların kooperatiflerde liderlik üstlenmesi, yalnızca tarımda ekonomik çıktılarla değil; çocukların eğitimi, aile refahı ve toplumsal eşitlik üzerindeki uzun vadeli etkilerle değerlendirilmelidir. Kadınların güçlenmesiyle birlikte hane içi refah artmakta, çocukların eğitim olanakları genişlemekte ve toplumsal dayanıklılık güçlenmektedir. Bu potansiyelin tam olarak hayata geçirilebilmesi için kooperatif yönetiminde cinsiyet eşitliğinin kurumsallaştırılması gerekmektedir. Kooperatiflerde kadın liderliğinin teşvik edilmesi ve görünürlüğünün artırılması gerekmektedir. Kooperatiflerin finansman ve pazara erişim güçlendirilmelidir. Kadınların kooperatiflerde liderlik üstlenmesi Sosyal ve ekonomik politikaların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gereklidir.
ICA ile FAO arasındaki ortaklık devam etmekte olup, Roma’da gerçekleştirilen yıllık değerlendirme toplantılarında IYWF 2026 kapsamında mevzuat, kültürel miras, kooperatifler ve kadın çiftçilere yönelik politika geliştirme alanlarında yeni iş birliği fırsatları ele alınmıştır. Bu süreçte özellikle farklı bölgelere yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, çok paydaşlı ulusal ve uluslararası barışa, dayanışmaya hizmet edecek ortaklıkların geliştirilmesi öncelikli alanlar arasında yer almaktadır.
Sonuç olarak, dünyada şiddet kültürünün ve savaş risklerinin yükseldiği bir dönemde kooperatifler ile kadın çiftçiler arasındaki güçlü kesişim, toplumsal barış, daha adil ve sürdürülebilir tarım-gıda sistemlerinin inşasında kritik bir rol oynayacaktır. Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı 2026, bu sinerjiyi güçlendirmek, kadın liderliğini desteklemek ve küresel ölçekte kalıcı etkiler yaratmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Kadın liderliğinde kooperatiflerin yaygınlaştırılması; daha eğitimli ve barış kültürüne sahip çocuklar, daha sağlıklı nesiller ve daha dirençli toplumlar için temel bir kaldıraç görevi görecektir.
Kaynak: ICA